Hayvanlar üzerinde deneyler gerçekleştiren bir grup bilim adamı kafeslere kapattıkları maymunların beklenmedik tepkiler gösterdiklerini fark ederler. Hayvanların bu vahşi davranışları hayvan hakları koruyucusu bir grubu harekete geçirir. Şempanzelerin bir çeşit enfeksiyon aldıkları görüşünde birleşen bilim adamlarının uyarılarını dikkate almayan bir araştırmacı şempanzeleri doğaya salar. Ne yazık ki şempanzelerdeki bu çok tehlikeli virüs kan yolu ile bulaşmaktadır ve bir anda korkunç bir salgına sebep olur. 28 gün sonra... Bir motokurye olan Jim (Cillian Murphy) Londra'daki bir hastanede girmiş olduğu komadan uyanır. Koma yüzünden yoğun bakım ünitesinde kapalı kalan Jim olup bitenlerden tamamen habersizdir. Koğuşları ve koridorları yardım istemek için dolaşmakta fakat tek bir canlıya rastlamamaktadır. Yardım arayan Jim'i takip ettiği gölgeler bir kiliseye yönlendirir. Kilise insan cesetleri ile doludur... Birden duyduğu bir ses kilisenin papazına aittir fakat kan çanağına dönmüş gözleri ölümcül çığlıkları ve hızla kendine yaklaşıyor olması Jim'i kaçmak konusunda uyarır. Ses başka enfekte olmuş insanları da çekmiştir. Jim karanlık sokaklarda bu cani kalabalıktan kaçmaya başlar. Jim'in dışında kurtulanlar da vardır ve onu enfeksiyon kapanlardan kurtarmayı başarırlar. Selina (NAOMIE HARRIS) ve Mark (NOAH HUNTLEY) bu cesurca kurtarma operasyonundan sonra Jim'e karşı karşıya oldukları tehlikeyi ve durumlarını açıklarlar. Hastalık kan ile bulaşmakta bir kaç saniye içinde etkisini göstermekte ve bulaştığı insanı delirterek insan eti ve kanı ile beslenen bir yaratığa dönüştürmektedir. İngiltere'nin tümü bir kaç gün içinde hastalıktan etkilenmiştir ve dünyanın da etkilenip etkilenmediğini kimse bilmemektedir. Selina ve Mark şoktaki Jim'e Deptford'a dönüp anne ve babasını araması konusunda yardım etmeye karar veririler. Bitmek tükenmek bilmeyen bir kaçıp kovalamaca sonrası kendileri gibi sağ kalmış bir baba kız olanFrank (BRENDAN GLEESON) ve Hannah (MEGAN BURNS) ile karşılaşırlar. Onların da su rezervleri tükenmek üzeredir ve kendilerini güvende hissedebilecekleri başka bir yer aramaktadırlar. Radyodan yayın yaparak kendileri gibi kurtulmuş olan bir grup Manchester'lı askerin çağrısına uyarak oraya gitmeye karar verirler... Fakat onları bekleyen sadece hastalığa yakalanmış ucube insanlar değildir. Kendilerini tehdit eden tek tehlikenin virüs olmadığını ne yazık ki bilmemektedirler.