Luc Segers, güzel eşi ve sevimli kızıyla birlikte yaşayan hırslı bir yöneticidir. Uğursuz bir gecede karısı öldürülür; paniğe kapılan kızı da bir kazada ölür. Luc katili teşhis edip hızla yakalatır; katilin bürokratik bir hata sebebiyle hemen salıverilmesi üzerine ise, kararı durdurmak için elinden geleni yapar. Şok ve öfke, televizyon aracılığıyla tüm halka yayılır. Luc acı, öfke ve intikam duygularının da ötesinde adaleti kendi elleriyle sağlayacak, daha sonra da onu hayal kırıklığına uğratan anayasal devlete karşı savaşacaktır.