Bringing Out The Dead

Sirenleri çığlık çığıra bağıran ve ışıkları yanıp sönen bir New York ambulansı, gecenin karanlığında yol almaktadır. Sürücüleri, her gün ölümle ve ölü insanlarla karşılaşan sağlık görevlileridir. Ambulans'ın sürücüsü Frank Pierce'tır. 90'ların başlarında, Frank, New York sokaklarında yaralı ve ölüler arasında mekik dokumaktadır.Yıllar boyu hayat kurtaran ya da hayatlarını kaybedenleri izleyen Frank, bu işin ağırlığını üzerinde hisstemektedir. Film, Frank'in hayatının 56 saatini -2 gün ve 3 gecesini- ve onun bu süre boyunca ruhsal bir çöküşe sürüklenişini anlatıyor.

Bringing Out The Dead Fragmanı

Bilgiler

Yönetmen : Martin Scorsese
Senaryo : Joe Connelly
Oyuncular : Patricia Arquette Nicolas Cage John Goodman Ving Rhames Tom Sizemore Marc Anthony (I) Mary Beth Hurt Cliff Curtis
Türü : Drama
Orijinal Adı : Bringing Out The Dead
Yapımcı Firma : De Fina-Cappa
Yapım Yılı : 1999
Yapım Ülkesi : De Fina-Cappa
Vizyon Tarihi : 26.10.2007
Dağıtıcı Firma : 0
Yorumlar (5 yorum)
8 tayfun14.06.2007 11:06
bu filmcok güzel olmus zaten bu film zonguldakta cekildi bende cekimleri izlemeye gitmiştim nurgül yesilcaya hasta oldum
5 simurg06.06.2000 08:55
. Sinema vizyonlarının kısır zamanlarında seyrettikten sonra beğenmediğiniz bir filme gittiğiniz için çok pişman olmazsınız. Sonuçta başka da film yoktur. Ama yazla beraber zenginleşen sinema vizyonları hatayı kabul etmiyor ve onca film arasından muhakkak yapmak durumunda olduğunuz bir hata için çok pişman oluyorsunuz. Çünkü yaz boyu filmler dur durak bilmiyor ve sizin bütün filmleri test etmeye imkanınız -hem vakit, hem nakit açısından- yok. Dolayısıyla yaz sezonunda güzel zannederek basit bir filme gittiyseniz “geçmiş olsun” denilebilir sadece. Evet itiraf etmek zor gelse de itiraf ediyorum, bu kadar sözü “yaşamın kıyısında”filmine gittiğimden dolayı pişman olduğum için söylüyorum. Halbuki senaryosunu okur okumaz böyle bir film seyredeceğim için sevinmiş yine bir sürü şey öğreneceğim demiştim kendi kendime. 1,5 saatlik filmi izledim de hiç mi bir şey öğrenmedim. Elbette öğrendim ancak o filmde öğrendiklerimi tv kanallarının pazar gecesi sinemasında da öğrenebilirdim. Hayır ne ödediğim paraya ne harcadığım zamana ne de bu filme gitmek yerine gidebileceğim diğer güzel filmleri kaçırdığıma yanıyorum. Asıl olarak beslediğim ümitlere yanıyorum. Filme girmeden önce umuyordum ki; “yaşamın kıyısında” olmanın nasıl bir duygu olduğunu “yaşamın kıyısında” birisinin duygularını 1,5 saat boyunca yaşayarak öğrenelim. Ne yaptığı, nasıl yaptığı değil ne düşündüğü, yaşamın kıyısından yaşama nasıl baktığı önemli. Yoksa ilk yardım programlarını seyrederek de bir ambulans şoförünün ne yaptığını öğrenebiliriz. Ölümün sıradanlaşması ne demek veya ölüm hiç sıradanlaşıyor mu? İnsanlar ölüm anında hayata nasıl bakıyorlar, ardındakiler nasıl bakıyor, bir ölü yakınlarını nasıl değiştirir ölümünün ardından?ölüme bir nefes kadar yakın,ayık durmaya gücü yetmeyen birini hayata bağlayan nedir? Ve bunun gibi bir çok soru ... cevapsız mı kalmış. Bir kısmını nicolas cage’ın gözlerinden okuyabilirsiniz ama çoğu cevapsız. Bunların yerine olaylarla kaybolan bir film var. yine de vaktiniz varsa ve diğer güzel filmleri kaçırma tehlikesi yoksa gidin bu filme, belki de ben çok şey beklediğim için bu kadar acımasızca eleştiriyorum. Giderseniz lütfen duygularınızı ve düşüncelerinizi benimle paylaşın...adresim simurgx@mynet.com.tr
8 OZAN ELLEZ05.06.2000 11:49
Film gerçekten harikaydı,öncelikler bu filmi izleyenlere demek istediğim kaybolmuşluğun sadece Türkiye%%1%de olmadığıdır.Film çekimlerinden karakterlere kadar oldukça iyiydi.Bu arada filmdeki babası kalp krizi geçiren kızda Cage%%1%in gerçek karısıdır,bilmeyenlere duyrulur. İnsanların çektiklerini,ve onlara yardım edenlerinde karmaşa yaşayabileceği umutla kaybolmuşluk arasında,uyuşturucu ile tanrı arasında bir filmdi,anlayabilene tabii(vaktim olsa daha iyi yorumlar yapmak isterdim!)
8 zeynep03.06.2000 08:05
Konu ve çekim tarzı olarak tipik bir martın scorsese filmiydi.Ben oldukça beendiğimi söyleyebilirim.N.Cage bu tarz rollere çok uygun bir tip.Ayrıca benim çok dışımda yaşayan bir hayat tarzını görmek hoşuma gitti.İnsanların birbirlerine yardım ederken kendilerini tanrı olarak görmeleri fikri çook doğru..
1 04.05.2000 01:56
seyrettiğim filmleri arsında en berbat olanı çok kötü ve sıkıcı