Yönetmeninin New York hassaslığında bir Londra filmi olarak tanımladığı Chromophobia için dramatik bir gerilim deniyor. Tüm değerlerin giderek yitirilmekte olduğu Londra’da burjuva kökenli bir ailenin yaşadıklarının anlatıldığı filmde İngilizlerin yitirmeye başladıkları değerler ön planda.. Dürüstlük, güven ve sadakatin aile hayatından çıkması ve yerini kişisel hırsların almasının aileye getirdiği yıkımı gözler önüne seriyor..