Sovyet tarihçisi ve akademisyen Fluke Kelso, Rusya’nın bütünlüğünü dilemekte ve savunmaktadır. Bir gün, Sovyetler Birliği Halk Komiseri Papu Rapava’nın sürpriz ziyareti ile hayatının seyri birden değişir. Çünkü Rapaya’nın ona verdiği bilgi, Rusya’nın en iyi korunan ve saklanan ulusal sırlarından birine ışık tutmaktadır. Komiser, bir dönem Stalin’in Polis şefi Beria’ya korumalık yapmıştır. Polis şefi, Stalin’in öldüğü gece, Rapaya’dan onun gizli defterini kendi evinin bahçesine gömmesini istemiştir. Defter hâlâ o bahçededir. Yaşlı adam önce ortadan kaybolup, ardından ölü bulununca, Kelso adamın anlattıklarının gerçek olduğuna inanır. Bilinmeyen bir tarihi gerçekliği ortaya çıkarma olasılığı onu cezbeder ve hemen Moskova’nın yoksul ve karanlık bölgelerinden birinde, Rapaya’nın kızı Zinaida’yı arayıp bulur. Kız, ona babasının sırrını çözmede yardım edecektir. Ancak kısa sürede ortalık karışır. Zinaida ile Kelso, kendilerini bir kaosun ortasında ve politik entrikaları çözmeye çalışırken bulur.