davenne'in dürtüsü başka bir yerde yaşayan ölülerini -en başta julie'sini- yakınında hissetmek, önce odasında, sonra şapelde ve elbette zihninde. ölüleri bu kadar yakından hissetme dürtüsünün bedelinin kendi yaşamının hiçlenmesi oluşu da 'ölüm dürtüsü' hakkında birşeyler hissettirir gibi. arzuyla hareket etseydi cecilia tüm yaralarını kapatabilirdi ama dürtü neşteriyle yarasını ölümcül bir mertebeye ulaştırmayı başarır davenne.