1950'lerin başlarında Los Angeles'dayız. Küçük bir kasaba olmaktan sıyrılan, hızla gelişen bir şehir burası. Savaş sonrası nüfus patlaması, televizyonun günlük yaşama girmesi gibi genel etkenler, Amerikan rüyalarından birini yani Los Angeles'ı bir hayalşehir, geleceğin metropolü haline getiriyor. Ancak bu hayallerin ardındaki gerçek çok başka. Tehlikeli tutkuların ve dolandırıcıların şehrinde yaşam hiç de sanıldığı kadar kolay değil. Polis ve mafyanın karşılıklı oluşturdukları düzenle yaratılan kaos ve şiddet filmin odak noktası.