Türk sinemasında yeni bir devir!

Türk sineması, sektöre yeni bir soluk ve heyecan getirecek bir yola giriyor.



Türk sineması, Yarı Yol filmi ile yeni bir akımla tanışmaya hazırlanıyor. Duayen yönetmen Mehmet Ali Gündoğdu, Türk sinemasına yeni bir soluk ve yeni bir heyecan getirecek dediği “Yeni Akım”ı intersinema.com’a değerlendirdi.

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

1963 yılında Sivas’ın Divriği ilçesinde dünyaya geldim. Yıllarca usta yönetmen Ertem Eğilmez'in yardımcılığını yaptım. Bugüne kadar birçok filmin birçok farklı alanında görev aldım. Yılmaz Güney, Kemal Sunal, İlyas Salman, Nuri Alço, Meral Zeren, Sırrı Elitaş, Serpil Çakmaklı gibi isimlerle çalışma fırsatı buldum. 2018 yılında Türkiye Basın Birliği tarafından düzenlenen '2017'nin En'leri' ödül töreninde 'En İyi Yönetmen' ödülüne layık görüldüm.

Geçirdiğim rahatsızlık sebebiyle bir süre ara vermek zorunda kaldığım sinemaya, yeni bir soluk getiren 'Yeni Akım' filmi Yarı Yol ile geri döndüğüm için mutluyum.

Yeni Akım diyorsunuz. Yeni Akım nedir? Biraz açabilir misiniz?

Ülkemizde, yeni yeni başlayan özgün film yapma hayalleri oldukça başarılı bir hal aldı... Günümüzde birçok film prodüksiyonu mevcut. Bunlar ülkemiz adına, sinemamız adına oldukça önemli girişimler. Yeşilçam sonrası sıkıntıya düşen Türk sineması imajı, bu yeni anlayış ve girişimlerle durma noktasından çıkmış ve hatta hayal dünyamızı zorlamaya başlayan yapımlarla devam etmekte. İyisiyle kötüsüyle hepsi özgün ve hepsi cesaretli yapımlar diye adlandırabiliriz. Cesaretli diyoruz zira gişe korkusu gözetmeksizin yapılan işler de, küçümsenmeyecek kadar çok…

Hepimiz biliyoruz ki, bir filmin meydana gelmesinde uzun süreçler söz konusu… Senaryosundan oyuncusuna, ekibinden filmin dağıtım sürecine kadar geçen zorlu ve meşakkatli bir süreç... Sonucunda ortaya çıkan: 90 dk. Burada sürelere takılmayalım tabiî ki … Aslen bu yeni yapılan filmlerin içeriklerine bakacak olursak korku filminden, aşk filmlerine birçok tür mevcut. İşte biz de tam bu aşamada zihnimizi zorlayıp “Türk filmindeki algıları daha nerelere taşıyabiliriz? ” dedik… İşin senaryo aşamasından başlayan bu süreçte bambaşka bir tür deneyelim istedik. Şahsen çok zorlu bir süreç yaşadık bu aşamada. Yeni bir dil oluşturabilir miyizin peşine düştük... Bu konuda hem Yeşilçam, hem Hollywood, hem de Bollywood sinemalarını taradık. Her biri ayrı dünyaları barındıran bu sinemaları ortak bir noktada buluşturabilir miyiz? Dedik. Akıl yorduk, fikir beyan ettik, gecemizi gündüzümüze kattık tam manasıyla… Bu çalışmalarımızın sonucunda komedi türü yapalım kararı almışken, aklımıza son zamanlarda yapılan muhteşem prodüksiyonlu filmlerden biri geldi. İçerisinde komediyi de barındıran Scarry Movie. Yani, korkunç bir film.

Dünya sinemasında örnekleri var mı?

Dünyada bir örneği yok. İlk biz yaptık, yapıyoruz, yapacağız. Dünya sinemalarında bir hayli zamandan beridir uygulanan bir dil var, hatırlayın bu filmi. Hepimiz biliriz… Alaycı bir tavır, alaycı bir bakış açısı ve hatta en klasik sayılabilecek filmlerle bile dalgacı bir üslup… Kimi zaman The Godfather, kimi zaman Scream ve kimi zaman da The Ring gibi yüksek gişelere imza atmış ünlü yönetmenlerin filmleri maruz kalır bu anlayışla... Filmlerle dalga geçen filmler diyebiliriz…

Biz de düşündük ve dedik ki “neden biz de gerçek anlamda bu tarz bir filme imzamızı atmıyoruz? ” ama aynısını yapmak kopyacılıktır ve üstelik çok da basittir... Daha zoru başaralım dedik, Türk mizahî anlayışını ciddi bir dille aktaralım istedik beyaz perdelere… Şimdi burada diyeceğim çok önemli… Biz, dünya sinema literatürlerini biraz eleştiren ve biraz da alaycı bir dille ele aldık. Alaycı ve dalgacı tavrımızı ciddi bir film edasıyla verelim istedik perdelere. “Korkunç Bir Film” gibi bir prodüksiyon yapıp dalga geçmek yerine daha bir eleştirisel tavırla dalga geçtik…

Dalga geçmek derken?

Şöyle:

Filmimizde mafyayı işledik...
Aşkı işledik...
Komediyi işledik...
Sanatı işledik...
Dramayı işledik...
Aksiyonu işledik...
Nefreti, kini işledik...
Alman haber alma teşkilatını bile işledik...
Fakirliği işledik…
En önemlisi, seksi işledik…

Biraz daha açarsak…

Filmimizde mafyayı işledik, mafyacılığın tüm kalıplaşmış jargonlarını, oyunculuklarını ve alışılagelmiş mafya tiplemesini bir kenara bırakarak. Kim demiş ki entelektüel bir mafya olmaz diye? Biz mafyayı aşka getirdik şiir bile okutturduk.

Biz filmimizde aşkı işledik, Wilma “Ben böyle bir sevgi görmedim.” dedi eşi Kerem’e lakin ortada sevgi yok. İşin doğrusu biz de göremedik. Yeşilçam’ın aşkının sevdasının ne denli büyük işlendiğini altını vurgulayalım istedik…

Komediyi işledik, delileri olmadıkları kadar akıllı gösterip, akıllılara “deli lan bunlar” dedirttik… Komediyi ironi yaptık “deliyle deli olma” dedik. Deliler dünyevi sorunlara çare bulurken, akıllıları anlamsız bıraktık.

Filmimizde sanatı da işledik, ünlü ressamların aylarca yaptıkları yağlı boya tabloları 2 dakikada yapıverdik. Üstelik ressamımızın kolları bile yokken. Ortaya ne mi çıktı? Tek kelimeyle bir şaheser… Lakin biz de barındırdığı anlamları çözemedik.

Ayrıca dramayı işledik, “Sen acıkınca, ben tümmm dünyadaki açları doyurmak istiyorum.” dedirttik. O kadar dramatik yani!

Biz filmimizde aksiyonu işledik, öyyylee uçan kaçan havada silah patlatan babayiğit Amerikalılar gibi adam kayırmadık. Polise değil havaya ateş ettirdik. Üstelik sadece 9 planda bitirdik.

Nefreti, kini, öfkeyi işledik, hasretlerine dayanamadık 10 yıllık hasreti 10 güne sığdırdık. Birbirleriyle karşılaştırdık başrolleri, silah çektiremedik. Hassas çocuklar işte...

Bu filmde Alman haber alma teşkilatının ününden yola çıktık, filmimizde işledik, Türkiye’ye getirdik Alman ajanları, ama tüm istihbaratı Türk komisere verdirdik. Ajan kızlarımızı baskın gecesine giderken yemeğe gider gibi giydirdik.

Fakirliği işledik, telefon çalan bir çocuğu yakalatıp, toplum bilinciyle “neden böyle yapıyorsun, ayıp değil mi? ” dedirttik herkese aba altından sopa gösterdik.

En önemlisi biz bu film de seksi işledik, resmen dalga geçtik dünya ile kadını yatakta, erkeği yanı başında sırtından gördük, gömlek giyerken gösterdik. Mahremiyeti erkeğe giydirdik.

Tabii film bunlarla sınırlı kalmıyor elbet… Mafyanın zenginliğini yok ettik yatlar yerine sandalda çektik.

Kısacası biz öyyyle bir film yaptık ki, her duyguyu her hareketi ciddi bir dille dalga geçer gibi eleştirel koyduk perdelere. Herkesin kendinden bir şeyler bulacağı bir oluşum ortaya çıkarttık. İşte biz tüm bu oluşuma “Yeni Akım” adını koyduk. Ehh artık bundan sonrasını biz anlatmayalım siz perdelerden seyredin bir zahmet...

Komedi, aksiyon ve aşkın konu edildiği film sinemaseverler tarafından merakla bekleniyor. Filmde özellikle Murat Rızaoğlu sergilediği oyunculukla adından sıkça bahsettirecek ve yeni bir yıldız doğmuş olacak diyor Mehmet Ali Gündoğdu. Filmin yapımcısı Lunay Yapım yönetim kurulu başkanı Saliha Gündoğdu da Türk sinemasında bir ilk olacak yeni akımı bu filmle birlikte sunduklarını ve bundan gurur duyduğunu söyledi. Özellikle Murat Rızaoğlu gibi yıldız olacak bir ismin bu yeni akım filmimizle birlikte sinema dünyasına sunulacağı için çok mutlu olduğunu söyledi.

Yarı Yol filminin başrol oyuncuları Murat Rızaoğlu, Wilma Elles, Kerem Göğüş, Esra Sönmezer, Metin Yıldız gibi usta oyuncular da Yeni Akım'la ilgili olarak, 'Mehmet Ali Gündoğdu Hocamızın Türk sinemasında yeni bir devir açacak olan Yeni Akım fikri bu filmde bulunma şevkimizi daha çok arttırdı. Yeni akımın başlangıç filminde bulunmuş olmak bizim için büyük gurur. Film çekimi boyunca çok eğlenceli ve bazen de zorlu şartlarda çalıştık. Çok iddialı bir film çekmiş olduk. Yeni Akım, sinema sektörümüze büyük farklılık getirecek. Bunun bir parçası olmaktan çok mutluyuz. Mutlaka izlenmesi gereken bir film oldu. Herkese 22 Şubat'ta vizyona girecek filmimizi izlemelerini tavsiye ediyoruz. Sadece oyuncusu olduğumuz için değil, gerçekten çok farklı ve çok güzel bir film olduğu için tavsiye ediyoruz.' dediler.

Ünlü yönetmen Mehmet Ali Gündoğdu Yarı Yol sinema filminde Wilma Elles ve Murat Rızaoğlu’nu başrol olarak oynattı. İkiliye filmde Metin Yıldız, Kerem Göğüş, Hüseyin Elmalıpınar, Esra Sönmezer, Haldun Boysan, Selçuk Kılıç, İbrahim Dizlek ve özellikle sinemanın yeni kötü adamı olacak Okay Baran Eyaz eşlik etti.

Yarı Yol filmi 22 Şubat 2019’da vizyonda olacak.