Sauron'un güçleri insan ırkına karşı son kuşatmada Gondor'un başkenti Minas Tirith'e saldırıyor. Etkisiz bir vekilharcın gözetimindeki bir zamanların görkemli krallığı, kralına hiçbir zaman böylesine umutsuzca ihtiyaç duymamıştır. Acaba Aragorn, damarlarında akan gerçeği kabullenerek kaderiyle yüzleşmek için harekete geçme cesaretini kendisinde bulabilecek midir? Gandalf, çaresizlik içinde Gondor'un dağılmış güçlerini harekete geçirmeye çalışırken, Théoden de Rohan'ın savaşçılarını savaşa hazırlamakla uğraşmaktadır. Eowyn ve Merry'nin de aralarında saklanmakta olduğu insan orduları, cesaret ve sadakat duygularına karşın, krallığı tehdit eden düşmanla denk güçte değildir. Büyük zaferler büyük fedakarlıkların ürünüdür. Verilen kayıplara rağmen kardeşlik büyük savaşa doğru ilerlemektedir. Amaç, Sauron'un dikkatini dağıtarak Frodo'nun arayışını tamamlamasını sağlamaktır. Tehlikelerle dolu düşman topraklarındaki yolculuk sırasında Frodo, Sam ve Gollum'a daha çok güvenmek zorunda kalacaktır. Zira yüzük, sadakatini ve nihayet insanlığını sınamaya devam etmektedir.