Zoraki Kral

Babası 5.George'un ölümü ardından, ‘Bertie’ lakaplı Albert Frederick Arthur George, tarihin bildiği adıyla Kral George VI, mecburen Krallık makamını devralır. Zira, ağabeyi Edward, Amerikalı Wallis Simpson ile beraber olmak için tahttan feragat etmiştir. Fakat yeni kralın aşması gereken ciddi bir hitabet problemi vardır: Albert, İngiliz halkına konuşmak yapmak için çocukluğundan beri başına dert olan kekemeliği yenmek zorundadır. Bu noktada Albert'i halkına ve Kraliyet makamına hazırlamak için Avustralyalı, 'çılgın' konuşma terapisti Lionel Logue devreye girer...

Zoraki Kral Fragmanı

Bilgiler

Yönetmen : Tom Hooper
Senaryo : David Seidler
Oyuncular : Derek Jacobi
Roger Hammond
Geoffrey Rush
Helena Bonham Carter
Colin Firth
Adrian Scarborough...
Türü : Drama, Tarih, , ,
Orijinal Adı : The King's Speech
Yapımcı Firma : See Saw Films
Yapım Yılı : 2010
Yapım Ülkesi : İngiltere, Avustralya
Vizyon Tarihi : 18.02.2011
Dağıtıcı Firma : UIP Filimcilik
Yorumlar (5 yorum)
10 Barış Fişek20.04.2011 12:08
THE KING’S SPEECH (ZORAKİ KRAL) 83. Oscar töreninde en iyi yönetmen, en iyi film ve en iyi erkek oyuncu ödüllerine layık görülen The King’s Speech (2010), jüri’nin sıra dışı anlatımdan daha çok gerçek yaşamı daha olağan bir dil kullanarak perdeye yansıtan filmleri tercih ettiğini göstermektedir. Filmin yönetmeni olan Tom Hooper, The King’s Speech ile kısa sürede sinema kariyerinin altın çağını başlatmıştır. Filmin senaryosu, bazen istenmese bile yaşamın getirdiği mecburiyetler, tercihler, bastırılmış kişilik ve günümüzde de sıkça rastlanan bir sağlık sorunu olan kekemelik teması üzerine oturtularak hayat bulmaktadır. The King’s Speech aslında dünyanın her ülkesinde sıkça rastlanan bir sağlık sorununu ve buna bağlı olarak gelişen özgüven duygusu eksikliğini, konuşma yeteneğinin bir lider için ne kadar önemli bir araç olduğunu ele almaktadır. George’un kişiliği çocukluğundan bu yana baskı altına alınmıştır; fiziksel cezalar verilmiş, kekemeliği yüzünden yakın çevresi tarafından sürekli alay konusu olmuştur. Bu nedenle George, kardeşi Edward’dan daha donanımlı ve güçlü bir iradeye sahip olmasına rağmen onun tahtına geçme düşüncesini vatana ihanet ve bir saygısızlık olarak algılamaktadır. Bu özgüven eksikliğini ve bunun nedenlerini George’un, Lionel’ın ofisinde maket uçak yaparken geçmişinden bahsettiği sahnede daha net bir şekilde anlıyoruz. The King’s Speech’in en önemli sahnelerinden biri ise George ve eşinin Adolf Hitler’in askerlerine yaptığı konuşmayı izlediği sahnedir. Alman Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi başkanı Adolf Hitler etkileyici konuşması ile bütün alman ırkını bir araya getirmeye başarmış ve kısa sürede onların “Führer” i haline gelmiştir. Bu sahnede etkili konuşmanın bir lider için ne kadar olmazsa olmaz ve önemli bir araç olduğu vurgulanmaktadır. Bunu George’un, kızının “baba, ne söylüyor?” sorusuna karşılık “bilmiyorum ama gayet iyi bir şekilde söylüyor” cevabından da anlıyoruz. Filmde shakespeare’dan alıntılar yapılarak senaryo daha da pekiştirilmektedir. “olmak ya da olmamak; bütün mesele bu, düşüncelerimizin katlanması mı güzel, zalim kaderin yumruklarına, oklarına, yoksa diretip bela denizlerine karşı dur, yeter demesi mi?” bu cümlelerle filmin ilk sahnelerinde yani George’un plak kaydını dinlediği sahnede karşılaşmaktayız. Film bu yönüyle içerdiği sanatsal alıntılarla birlikte “zorluklar karşısında asla pes edilmemesi, mücadelenin bırakılmaması gerektiği” mesajını içerisinde barındırmaktadır. Barış Fişek
8 hilal uçum28.03.2011 07:13
izlenmesi gereken bir film ...
9 özgür türk17.03.2011 03:57
kesinlikle izlenmeli.
8 Durmuş Danışmaz09.03.2011 12:20
Terapist Lionel ile Kral George (Berty) arasındaki diyaloglar çok hoş ve de anlamlı.
10 medine akdağ02.03.2011 05:50
çok güzel bir flim kesinlikle oscarı hak etmiş.her kese tavsiye ederim